Yeni bir araştırma, dünya genelindeki doğal tohum bankalarının insan kaynaklı tahribat nedeniyle tür çeşitliliğini kaybettiğini ve ekosistemlerin iyileşme potansiyelini azalttığını ortaya koydu.
Nature Communications dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırma, dünya genelindeki doğal tohum bankalarının insan kaynaklı tahribat nedeniyle tür çeşitliliğini hızla kaybettiğini ortaya koydu. 94 ülkeden toplanan 3 binden fazla toprak örneğinin analizi, el değmemiş doğal alanlardaki tohum rezervlerinin bozulmuş bölgelere kıyasla çok daha zengin olduğunu gösterdi. Uzmanlar, bu durumun ekosistemlerin kendi kendini iyileştirme potansiyelini ciddi şekilde sınırladığını vurguladı.
Ayaklarımızın altında, toprakta ve dökülen yaprakların arasında biriken bu tohum rezervleri, gezegenin en büyük tohum deposunu oluşturuyor. Norveç’teki Svalbard Küresel Tohum Deposu insan yapımı bir güvenceyken, doğanın kendi tohum bankası çok daha geniş bir alanı kapsıyor.
Yedi kıtadaki kara, sulak alan ve sucul ekosistemleri kapsayan analizler, dünya genelinde toprak yüzeyinin her bir metrekaresinde ortalama 5 binden fazla tohumun saklı olduğunu gösterdi. Rüzgar, taşkınlar ve doğal dökülmelerle toprağa karışan bu rezerv, yangın veya aşırı hava olayları sonrasında bitki örtüsünün yeniden canlanmasını sağlayan kritik bir mekanizma olarak işlev görüyor.
Verileri küresel ölçekte değerlendiren araştırmacılar, tohumların yoğunluğu ile tür çeşitliliği arasında belirgin bir tezat tespit etti. Çok sayıda farklı bitki türüne ait tohum barındıran toprakların toplam tohum sayısı bakımından zayıf kaldığı belirlendi.
Öte yandan, tohum sayısının çok yüksek olduğu tarım arazisi gibi bölgelerde ise tür çeşitliliğinin son derece düşük olduğu gözlemlendi. Örneğin, tür zenginliği yüksek olan tropikal ekosistemlerde tohum yoğunluğu düşük seviyelerde kaldı.
Araştırmanın en endişe verici bulgusu, insan kaynaklı faaliyetlerin yer altındaki tohum çeşitliliği üzerindeki yıkıcı etkisi oldu. El değmemiş doğal alanlardaki tohum bankaları, tahrip edilmiş ve bozulmuş alanlara kıyasla çok daha zengin bir tür çeşitliliğine sahip olduğu saptandı.
Yeryüzündeki bitki örtüsünde yaşanan biyoçeşitlilik kaybı, yer altına da birebir yansıdı. Uzmanlar, tohum zenginliğinin azalması nedeniyle tahrip olan ekosistemlerin kendi kendine iyileşme ve yeniden canlanma potansiyelinin ciddi biçimde sınırlanabileceği konusunda uyardı.
Reklam & İşbiliği: [email protected]